Bu işe nasıl kabul edildiğimi anlatmadan önce nasıl ayrıldığımı anlatmak istedim, Bu blogta böyle karışık bağlantılar her zaman olacaktır.

Çalıştığım firma reklam,tabela,dış cephe giydirme,matbaa,kırtasiye,ciltleme ve aklıma gelmeyen bir sürü iş üzerine bir firmaydı, Bu firmayla normal şartlarda anlaşmamız SEO ve Sosyal medya uzmanlığı üzerineydi, Firma yetkilisi firmayı kurumsal büyük bir firma haline getirip, Yapılan işleri sanal ortama taşımak istiyordu, Aslında düşünüldüğünde mantıksız değildi, O zamanlar girdiğim işte mantık aramak yerine verilen görevi sorgusuz sualsiz yerine getiriyordum, Böyle olmanız çalıştığınız kurumda uzun yıllar çalışmanızı sağlar. Sorgulayan bir tip değilseniz akşam güzel bir uyku çeker sabah işinize mutlu bir şekilde geri gelirsiniz, Bende ilk zamanlar hep böyle olmuştur, Aşkla şevkle işime sarılıp iş verenimin istediğini yerine getirip hem kendimi hemde işverenimi mutlu etmek için canla başla çalışırdım. Bu her zaman böyle olacak diye bir şey yok tabi ki, Ben burda başladığım ilk gün normal bi IT elemanı gibi işe başladım, İlk önce yıllarda temizlenmeyen bütün PC’lerin içlerinin temizleme görevi verildi. Normalde bakıldığında çokta problem olmayan işler temizlersiniz, fanlarını yağlarsınız bırakırsınız, Sorun şu ki daha önce IT olarak çalıştığım iş yerlerinde bunu her sene kış aylarına getirip yapardım, Böylelikle sıcakta aşırı efor sarfedip yorulmazdım, Şansıma temmuz ayının sıcağında bu işi yapmam söylendi, İlk gün yardırıp yaklaşık 10 PC’yi temizledim, 2 vesait değiştirip eve geliyordum ve bu yaklaşık 1 saat sürüyordu, Ben sağlam terleyip birde metronun klimasına mağruz kalmıştım, O gün eve geldiğimde konuşacak halim yoktu, konuşmadan da yatıp uyudum, Dolayısıyla sabahta kalkacak halim kalmamıştı, Bir şekilde kalkıp tekrar işe gittim, Sabah işe kaldığım yerden devam ettim, 7 PC’yi daha temizledim, Bu iş yerinde grafikerler dışında kimse oturmuyordu, Patron denilen kişide sanırım bana aynı muameleyi yapmak istedi, Temizlik bittikten sonra bi köşede oturup dinleneyim demeye kalmadan, Patron etraftaki ethernet kablolarında problem olduğunu server’a hangi kablonun nerden geldiğini belli olmadığını söyleyip bunları düzeltmemi istedi, buraya gelme amacım IT olsaydı problem değildi, Fakat gelme amacım bu değildi…

Patrona bu şartlar altında çalışmayacağımı söyleyip ayrılma kararı  aldım, İkna etmeye çalıştı, Bu işler bittikten sonra anlaştığımız işlere başlayabilirsin dedi, Kendisine bu şekilde anlaşmadığımızı bu işler için buraya gelmediğimi tekrar hatırlatıp, 1,5 günlük çalışmamın ardından ayrıldım, Herhangi bir para vs.’de teklif etmedi, Zaten beklemiyordum… Bu tip yerler genelde insanların haklarını tırtıklamak için saatlerde plan program yapar. Bu vatandaşta o tipte biriydi, İnsanlarla 1-2 gün çalışıp nasıl bir karakterde olduğunu hemen çözebiliyordum.

Eyvallah deyip ayrıldım…

Tabi ki macera bitmedi 🙂 Araya kurban bayramı girdi ve memleketime gittim, 3. günü vatandaş arayıp tekrar görüşelim dedi, O ana kadar alternatifim olmadığı için bayram sonu yanına gittim. Kendisi ilk anlaşmamızda olduğu gibi işe başlamamı istedi, Bu tipte bişey tekrar yaşanmaması garantisiyle işe başladım.

İşe başladığım ilk zamanlar gayet güzeldi, Kendi işimi yapıyordum, Hatta zevk alıyordum diyebilirim, Ayın 20’siydi her ayın sonunda maaş alınacak şeklinde anlaştık, Ay sonu geldiğinde sonuçta kurumsal firma değiliz, paramız olunca maaşlarınızı alacaksınız gibi bir şey söyledi patron efendi. Bekledim Ay’ın 5’i geldi ve maaşım elime tutuşturuldu, ne kadar aldığımı söylemeyeceğim demeyeceğim 1.800 TL olarak anlaştık kendisiyle, 1.800 TL’nin günlüğü 60 TL oluyor. 10 günlük çalışmamın normal bedeli 600 TL idi. Fakat bana 480 TL verilmişti. İlk başta tepki vermedim, Bir yanlışlık varmıydı yokmuydu düşüncesinde PC’nin başına geçip hesap yaptım. Benim hesabım doğru patronun ki yanlıştı. Kendisinin yanına gidip eksik para verdiğini söyledim. Nasıl olur vs. gibi bir şaşkınlıkla karşıladı, Hesabını bi defter üzerinde yapmaya başladı. Günlerden Cuma, Bugün Pazartesi… halen düşünüyor… Cuma, Cumartesi, Pazartesi, Salı diye giderken, Pazarı neden saymadığını sordum. Ee tatil günü dedi, Ee tatil günü neymiş yahu 🙂 Gülmemek için zor tuttum kendimi, … bey pazar gününü saymıyorsanız maaşımı 30’a bölemezsiniz, bu durumda 4 pazarı hesaplayıp 26’ya bölmelisiniz dedim, Şok oldu, Ellerini başına koydu, Gözlerini kapadı, bana bi yarım saat müsade et dedi, Yani o halini hiç unutamıyorum, Mat etmiştim kendisini veya ciğerini istedim sanırım, En azından ben öyle hissettim 🙂 Yarım saat sonra kendi geldi yanıma yanlış yaptığını anlamış vaziyette kusura bakma dedi eksiklik olmuş 120 TL daha verdi. Bende diğer çalışanlara böyle hesap yaptıysanız haklarına geçtiğini söyledim, o da direk aylık olarak verdiğinden böyle bir sorun olmadığını söyleyip ayrıldı yanımdan…

Mesai bitmişti eve doğru giderken burda bu şartlarda kalmamam gerektiğini anladım, Farklı sıkıntılarda ortaya çıkmıştı, SEO ve sosyal medya için 1 liralık yatırım yapılmadan benden bu işler isteniyordu. imkansızdı… Tabi birde önceki çalıştığım 1,5 günün parasınıda vermedi, Hakkımdı ama vermedi 🙂 En azından müslüman biri böyle yapmaz diye düşünüyorum, Müslüman olarak geçindiğini sonradan anladım…

Eve geçtiğimde iş başvuruları yapmaya devam ettim. 5.Gününde bir yere kabul edildim. Ay’ın 10’uydu 10 günlük maaşım vardı. Kendisine durumu anlattım, Paranında yetersiz olduğundan bahsettim. İlk önce sıkıntı çıkarttı sonra kabul etti, Parası olmadığını daha sonra hesaplaşacağımızı söyleyip, helallik istedi bende bişey demeden ayrıldım, Bu arada para basan bi yerdi, Vatandaşta baya zengin diyebileceğimiz bir insandı 🙂 Her iş yerinden ayrılırken yaptığımı kendisine de yaptım, Tüm yaptığım işleri tek tek yazıp bugüne kadar neler yaptığımı A4 şeklinde bir kağıtla kendisine sundum. Çok memnun kaldı, irtibatımızı kesmeyelim dedi, Kesmedik…

Sosyal Medyada Paylaş!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir